KALECİ TEMEL TEKNİK BECERİLERİ

2010-05-13 14:50:00

Kaleciler diğer futbolculara oranla daha farklı özellikler taşır. Bu özellikler, fiziksel olduğu kadar teknik ve taktik açılardan da  farklıdır.

            Fiziksel açıdan bir kaleciyi diğer futbolculardan ayıran en temel özellik, daha bileşik sportif hareketler yeteneğine sahip olmasıdır. Özellikle, cimnastik karakterli hareketler ve atletik anlamda genel performansları daha üstündür. Çabukluk, çabuk kuvvet, temel kuvvet, sıçrama yeteneği, hareketlilik, esneklik yetileri daha üst düzeydedir. (Buna karşın, sürat, orta ve uzun süreli dayanıklılıklar açısından durum tam tersidir).

            Konu kaleci temel tekniği olmasına rağmen, kaleciler için özel önem taşıyan “reaksiyon” konusuna kısaca değinmek gerekir. Fiziksel özellikler açısından bir kalecide aranması gereken en ayırt edici özellik, reaksiyon zamanının çok kısa olması ile bağlantılı genel vücut kitlesini hareket ettirebilmesindeki çabukluktur (hareket sürati).

            Reaksiyon zamanı, uyaranın verilmesi ile bireyin bu uyarana istemli olarak verdiği tepkinin başlangıcı arasında geçen süredir. Reaksiyon zamanı, karar vermenin hızını ve etkisini gösteren önemli bir performans ölçüsüdür. Bir sporcunun, tepki verebildiği hız veya çabukluk, hareketin hızla ortaya koyulmasını gerektiren beceri ile birleşen özelliklerden birisidir. Hız ve çabukluk gerektiren becerilerde, başarı hıza bağlıdır. Sporcu (kaleci), pozisyonun özelliğini ya da bir rakibi sezer, ne yapacağına karar verir ve etkili bir şekilde harekete geçer (Durmuş,1994:15). Özellikle görsel reaksiyon ve hareket hızı, iyi bir kaleci olabilmenin temel koşuludur.

            Kalecilerin reflekse bağlı kalecilik yetileri değil, reaksiyona bağlı kalecilik yetilerinden söz edilebilir. Çünkü refleks, istemsiz yapılan bir karşı harekettir ve reaksiyondan daha kısa sürede bir uyarana karşı tepki vermektir. Refleks doğuştan gelen bir yeti, reaksiyon ise doğuştan gelen bir yeti olduğu kadar geliştirilmesi mümkün olan bir özelliktir.

            Çabukluk, çeviklik, esneklik, reaksiyon sürati, tepki sürati, çabuk kuvvet, alan içinde pozisyon alabilme ve oryantasyon yeteneği, dengeyi koruyabilme ve dengeli hareket edebilme yeteneği, koordinasyon, zamanlama, dikkat ve konsantrasyon, cesaret, özgüven ve kontrol, liderlik vb. özellikler üst düzeyde kalecilerin sahip olması gereken özellikledir (Konter E,1996:10).

            Taktik açıdan ise, kaleciyi diğer futbolculardan farklı kılan şey onun, kale sahası içerisinde oyuna katılmama görüntüsü veren ancak, oyunun sonucunu belirleyici önemde olmasıdır. Çünkü, onun hatası  gol ile sonuçlanan bir durum yaratmaktadır. Bu temel farklılığın yanı sıra, oyunu hızlandırma ve yavaşlatma, topu el ile veya ayak ile oyuna sokma ve savunma oyuncusu gibi rol alma bir kalecinin taktik davranışlarını yansıtır.

            Teknik açıdan bir kalecinin diğer futbolculardan farklılığı ise, onun topu el ile oynama serbestisi ve vücudunun bütününü futbolculardan farklı bir biçimde kullanmasından kaynaklanır (atlama, sıçrama, plonjon, v.b.).

            a) Top tutma;Kalecinin değişik biçimlerde gelen topları, ellerini ve vücudunu kullanarak kontrol etmesidir.

            * Yerden gelen toplar eğilerek, diz çökerek ve yanlara uzanarak tutulur.

            * Yere paralel gelen toplar ise, kalecinin üzerine bel ve göğüs seviyesinde öne ve yana doğru gelen toplardır. Kalecinin üzerine gelen toplar dengeli bir duruş ile top karın ve göğüste bloke edilerek tutulur. Yanlara doğru gelen toplarda ise, yana doğru uzanma-atlama becerisi kullanılır (plonjon). Öne doğru gelen toplarda ise, topun gelişi tamamlanmadan öne uzanarak top bloke edilir.

            * Yüksek gelen toplar kalecilerin sıçrayarak topu en üst noktada tutup, göğüste bloke edilmesi tekniğine dayanır.

            b)Topu yumruklama;Topun tutulamaması gibi durumlarda yumrukla uzaklaştırılmasıdır. Sıçrama ve uzanma özelliğini gerektirir. Bazı durumlarda, çok sert şutlarda ve topun kayganlığından dolayı tutulamayacak toplarda da uygulanması gerekebilir. Tek veya çift elle, bileğin kilitlenmesi ile, ellerin yumruk yapılması ve yumruğun düz kısmının topa teması ile gerçekleştirilir.

            c) Topun oyuna sokulması;Kale atışlarında ve özellikle kalecide sonlanmış bir rakip atağın sonucunda topun oyunun devamı açısından kendi takım oyuncularına aktarılması ile gündeme gelir. Kale atışlarında ve geri paslarda top oyun kuralları gereği ayak ile oyuna sokulurken, rakip takım ataklarından sonra kalecide sonlanan top el ya da ayak ile oyuna sokulabilir.

            * El ile topun oyuna sokulması, topun yerden yuvarlanarak atılması ile ( çok uzun olmayan mesafelere), omuzdan atarak veya yandan fırlatarak (savurarak) gerçekleştirilir.

            * Ayak ile oyuna sokulması ise, kale atışı dışında vole ve yarım vole tekniği ile gerçekleştirilir.

            Vole, top koşu adımı sonrası elden öne doğru bırakılırken, topun alt kısmından ayak ile vurulması tekniğidir. Yarım vole, top elden bırakıldıktan ve yere temasından hemen sonra, genelde ayak üstünün kullanıldığı vuruş tekniğidir. Topun eğrisi daha az olurken, hızı daha yüksektir.

            d) Yer tutma;Kalecinin kale önündeki pozisyonlarda, topun bulunduğu noktaya  göre kalesindeki kendi bulunduğu noktasını belirlemesidir. Topun bulunduğu yerin değişmesine bağlı olarak, kalecinin de kalesindeki bulunduğu nokta sürekli değişir. İdeal noktada bulunma, topun tutulması ve yumruklanması gibi kalecinin esas işlevlerini yerine getirmesini kolaylaştırır. Yer tutmadaki temel formasyon, top ve iki kale direğince oluşturulan üçgenin açı ortayı üzerinde bulunmaktır. Yer tutma, oyunun hareketliliği anında açı ortay üzerinde durmayı gerektirirken, duran toplarda (köşe vuruşu ve barajlı serbest atışlarda) kalecinin yer tutması açı ortayda durmayı gerektirmez. Kalecinin bazı pozisyonlar gereği ileriye çıkması söz konusudur. Bu durumda, yer tutma ise, gereken anda gereken mesafede kaleyi terk etme anlamı taşır.

 

 

16250
0
0
Yorum Yaz